Amasya’da Görülmesi Gereken Tarihi Mekanlar

  • 04 Mart 2014
  • 1.055 kez görüntülendi.
Amasya’da Görülmesi Gereken Tarihi Mekanlar

AMASYA YALI BOYU EVLERİ: Ancak seyretmekten öte, mutlaka gidilip gezilesi, görülesi özellikleri var bu evlerin… Harşena Dağı’nın eteklerinde, Yeşilırmak kıyısı boyunca uzanan Yalıboyu evleri beyaz duvarlarıyla, inci bir gerdanlık gibi sarıyor Amasya’yı adeta… Uzaktan bakıldığında böylesine romantik bir izlenim sunan evler Yeşilırmak kıyısı boyunca devam eden sur duvarları üzerine, ahşap ve kerpiç malzemeden inşa edilmişler ve klasik Osmanlı sivil mimarîsinin bütün özelliklerini taşıyorlar. Genellikle avlulu ve bahçeli olan Yalıboyu evlerinin çoğu, iki katlı ve avluyu çevreleyen birimleri kesintisiz. İkinci katlar dışa taşkın cumbalı tarzda inşa edilmiş ve günlük yaşamın geçtiği iç kısımda yer alan odaların her birinde ‘sedir’, ‘yüklük’, ‘ocaklık’ gibi, işlevsel birimler bulunuyor.Tarihi Yalıboyu evlerinin sıralandığı Hazeranlar Sokağı’na girdiğiniz anda nereden geldiğinizi unutup Amasya’nın tarihî derinliğine adım attığınızı hissedeceksiniz. Dar sokakta ilerledikçe, birer birer karşınıza çıkan konakların bir kısmı konut olarak kullanılırken, büyük bir kısmınınsa otel, pansiyon ve kafe-restoran olarak işletildiğini gördüğünüzde sakın şaşırmayın!.. Avlusu asmalarla ve çiçeklerle süslü konakların bahçesinde vakit geçirirken, rüzgârı yeterince dikkatli dinlerseniz eğer Helenistik Çağ Pontus krallarının, yüzlerce yıl öncesinde rüzgâra karışmış ve Harşena dağı yamacındaki kaya mezarlarından gelen, gizemli fısıltılarını da duyabilirsiniz belki… Evlerin arasında dolaşırken bir yanınız ahşabın kokusunu hisseder ve Osmanlı geleneklerinin derinliğini duyumsar, bir yanınız da ilkçağ döneminin mistik atmosferinde gezintiye çıkar.

   AMASYA MÜZESİ:1925 yılında kurulan müze önceleri, az sayıda mevcut olan arkeolojik eserlerin sergilenmesi için açılmış. Sergilenecek teşhirlerin çoğalmasıyla 1977 yılında bugünkü binasına taşınmış ve 1980 yılında da hizmete açılmış. Geç Neolitik Çağ, Kalkolitik Çağ, Tunç Çağı, Hitit, Frig, İskit, Pers, Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu, İlhanlı dönemlerine ve son olarak Osmanlı İmparatorluğu’na ev sahipliği yapan Amasya’nın tarihi bilgilerinin yanında sikke, mühür, el yazmaları ve dünyanın sergilenmekte olan tek Müslüman mumyaları da bu müzede görülebilir. Hitit, Roma, Bizans, Danişmendliler, Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait tarihi taş eserler sergilenmekte. Müzenin ikinci katında 14.yüzyılda Amasya’da hâkimiyet kuran İlhanlılara ait olduğu düşünülen 8 adet mumya bulunuyor.

   BORABAY GÖLÜ: Amasya- Taşova karayolunun 44.Km.sinden sola ayrılan Taşova-Samsun karayolunu takiben 14. Km.den tekrar sola ayrılarak ulaşılan ve 1050 rakıma sahip bir doğaharikası olan Borabay Gölü ve çevresi Bakanlar Kurulunca Turizm Merkezi olarak ilan edilmiştir. Ormanlık alan içerisinde her biri 3 yataklı 9 adet bungalov tipi evler, gazinosu kamp imkanı, piknik alanları, doğa yürüyüşü ve dinlenme imkanları nedeniyle yerli ve yabancı ziyaretilerin uğrak merkezi durumundadır.

   ALÇAK KÖPRÜ: Sevgilisi Şirin için dağları delerek efsanelere konu olan Ferhat ile antikçağın coğrafya bilgini Strabon’un memleketi olan Amasya da Edirne gibi bir köprüler kenti. Ortasından geçerek şehri ikiye bölen Yeşilırmak üzerinde ona yakın asırlık köprü bulunuyor. Bunlardan biri de ilginç mimarisiyle dikkat çeken Alçak Köprü. Yeşilırmak’ın taşıdığı alüvyonlarla yatağının dolması sonucu yüksekliğini kaybederek nehirle aynı seviyeye gelen yapı, bu nedenle halk arasında Alçak Köprü olarak adlandırılıyor. Dikdörtgen formda tasarlanan ayakların ırmak tabanındaki kemerlere oturtulmasıyla inşa edilen Alçak Köprü, bu değişik biçimiyle Anadolu’daki benzerlerinden ayrılıyor. Arkasındaki tepenin eteklerinde kayalara oyulmuş kral mezarları bulunan bu tarihi eser, Roma dönemine tarihleniyor. Zamanla irtifa kaybederek tehlike yaratması nedeniyle Amasya Valisi Ziya Bey tarafından 1865 yılında eski köprünün kemerleri üzerine ahşaptan on bir ayaklı başka bir köprü yaptırıldı. Yaşanan büyük bir sel felaketi sırasında bu köprü de yıkılınca, dönemin Valisi Atıf Bey emriyle yerleşimdeki eski kilisenin taşları kullanılarak yeni bir köprü inşa edildi. Amasya kentini yüzyıllardır savunan Harşena Kalesi’nin altındaki Alçak Köprü, şehir merkeziyle yalılar bölgesini birbirine bağlıyor.

   BURMALI MİNARE CAMİİ: Selçuklu Sultanı II. Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında vezir Necmeddin Ferruh Bey ve kardeşi Haznedar Yusuf tarafından yaptırılmıştır. Birçok onarım ve restorasyon sonucu orijinal görünümünü kaybetmiştir. Kıble duvarlarına dikey uzanan üç nefli bir plana sahiptir. Selçuklu kümbeti ve burmalı minaresi caminin önemli özelliklerindendir.

  AMASYA ESKİ SAAT KULESİ: Amasya Saat Kulesi Nerkis Köprüsü önünde bulunuyor. Bu kuleyi Amasya Mutasarrıfı Ziya Paşa 1865 yılında yaptırmıştır. Bu kule 75 yıl çalışmış, 1939 Erzincan depreminde Amasya’daki minarelerin yıkılmasına rağmen ayakta kalmıştır. Eski Saat Kulesi, yuvarlak minareyi andıran bir biçimde beyaz badanalı idi Üst kısmına dikdörtgen prizma içerisinde doğu, batı ve güneye bakacak biçimde saatler yerleştirilmiştir.

 KRAL KAYA MEZARLARI: Kral Kaya Mezarları, Hellenistik Dönem nde, Amasya daki Harşena Dağı nın güney eteklerindeki kalker kayalara oyulmuş olan anıt mezarlardır. Antik Çağ yazarı Strabon a göre Mitridat Krallığı zamanında krallar adına yapılmış anıt mezarlardır. Yeşilırmak Vadisi boyunca irili ufaklı 23 adet kaya mezarı bulunan bölge Krallar Vadisi olarak da bilinir. Kaya Mezarlarının içlerinden çok, arkalarına oyulmuş geçitler dikkat çekicidir. Kalker kayalara oyularak yapılan bu bu mezarlar yapı ve büyüklükleri itibarıyla kente hakim bir noktadadır. Bu ören yeri Amasya dadır ve içerisinde 15. yüzyıl Osmanlı Dönemi ne ait iki adet özel hamam yer almaktadır.

   FERHAT İLE ŞİRİN ANITI: Ferhat, nakkaşlık yapan, Şirin e sevdalı yiğit bir delikanlıdır. Saraylar süsler, fırçasından dökülen zarafetin Şirin e olan duygularının ifadesi olduğu söylenir. Amasya Sultanı Mehmene Banu ya, kız kardeşi Şirin için, dünürcü gönderir Ferhat. Sultan Şirin i vermek istemediği için olmayacak bir iş ister delikanlıdan. ” Şehir e suyu getir, Şirin i vereyim” der, demesine de su, Şahinkayası denen uzak mı uzak bir yerdedir. Ferhat ın gönlündeki Şirin aşkı bu zorluğu dinler mi? Alır külüngü eline, vurur kayaların böğrüne böğrüne. Kayalar yarılır, yol verir suya. Zaman geçtikçe açılan kayalardan gelen suyun sesi işitilir sanki şehirde. Mehmene Banu, bakar ki kız kardeşi elden gidecek, sinsice planlar kurarak bir cadı buldurur, yollar Ferhat a. Su kanallarını takip edip, külüngün sesini dinleyerek Ferhat a ulaşır. Ferhat ın dağları delen külüngünün sesi cadıyı korkutur korkutmasına da, acı acı güler sonra da. “Ne vurursan kayalara böyle hırsla, Şirin in öldü. Bak sana helvasını getirdim” der. Ferhat bu sözlerle beyninden vurulmuşa döner. “Şirin yoksa dünyada yaşamak bana haramdır” der. Elindeki külüngü fırlatır havaya, külüng gelir başının üzerine bütün ağırlığıyla oturur. Ferhat ın başı döner, dünyası yıkılmıştır zaten “ŞİRİN !” seslenişleri yankılanır kayalarda. Ferhat ın öldüğünü duyan Şirin, koşar kayalıklara bakar ki Ferhat cansız yatıyor. Atar kendini kayalıklardan aşağıya. Cansız vücudu uzanır Ferhat ın yanına. Su gelmiştir, akar bütün coşkusuyla, ama iki seven genç yoktur artık bu dünyada. İkisini de gömerler yan yana. Her mevsim iki mezarda da birer gül bitermiş, sevenlerin anısına, ama iki mezar arasında bir de kara çalı çıkarmış. iki sevgiliyi, iki gülü ayırmak için.

   AYNALI MAĞARA: Amasra çevre yolunun Samsun güzergahından sağa ayrılan Ziyaret Beldesi yolu üzerinde şehir merkezine 3,3 km. uzaklıktadır. Kral Kaya Mezarlarının en iyi işlenmiş ve tamamlanmış olanıdır. Yerden dört basamakla çıkılan 1.65 m. yüksekliğindeki mezar düz satıhlı bir kayaya oyulmuştur. Genişliği 9.8 m. Yüksekliği 13 m. dir. Mezar ile kaya arasında rutubet olmaması için üç taraftan 1′er metre genişliğinde aralık bırakılmıştır. Dikdörtgen bir kapıdan girilen mezarda dikdörtgen ve kare şeklinde iki oda vardır. Asıl mezar odası dikdörtgen olanıdır. Kare şeklindeki odada Bizanslılar döneminde yapılmış freskler (duvar süslemesi) yer alır. Tonoz kısmında 6′sı sağda, 6′sı solda olmak üzere 12 havari tasviri ile kuzey ve güney duvarlarında bir takım kadınlı erkekli figürler, doğu cephesinde ise İsa, Meryem ve Yoannes’ten oluşan bir kompozisyon bulunmaktadır. Alınlık kısmında THE APXI IEPEY (Büyük Rahip Tes) yazısı vardır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Warning: Unknown: write failed: No space left on device (28) in Unknown on line 0

Warning: Unknown: Failed to write session data (files). Please verify that the current setting of session.save_path is correct (/tmp) in Unknown on line 0