Düşük nedir? Neden ve Nasıl Meydana Gelir?

  • 16 Eylül 2016
  • 581 kez görüntülendi.
Düşük nedir? Neden ve Nasıl Meydana Gelir?

20. gebelik haftası veya 500 gramdan küçük bebek kaybına düşük diyoruz. Gebeliğin ilk oluştuğu andan itibaren kanda gebelik hormonu takibi yapılırsa, aslında tüm gebeliklerin yaklaşık %40 gibi önemli bir kısmı düşükle sonçlanır. Kadınların önemli bir kısmı bu kayıpları hafif adet gecikmesi sonrası oluşan normal kanama gibi düşündükleri için tanı koyamayız.

Ultrasonografide gebelik kesesini adet gecikmesinden yaklaşık bir hafta sonra görürüz. Gebelik kesesini gördüğümüz kadınların %20’ si, biraz daha ilerleyip fetal kalp atışlarını gördüğümüz gebeliklerin de %5’i düşükle sonuçlanır. Sonuç olarak bebek kalp atışlarını gördükten sonra, aileye gebeliğin sorunsuz devam edebileceği yönünde daha çok güvence verebiliriz.

İlk 3 ay(12. gebelik haftası) gerçekleşen düşüklerin %70-80 lik kısmından genetik problemler sorumludur. Bunlar sadece o gebeliğe ait tesadüfler olabileceği gibi anne veya babadan geçen genetik sorunlar da olabilir. Ayrıca hamilelik sırasında geçirilen enfeksiyonlar, gebeliği olumsuz etkileyen ilaç kullanımı, radyasyon ve anneye ait kronik hastalıklar da düşüğe neden olabilir.

Gebeliğin daha sonraki haftalarında özellikle de düşük ağrısız gerçekleşiyorsa rahim ağzında zayıflık(direnç azalması/yetmezlik) akla gelmelidir. Tanı bu yönde olursa, sonraki gebeliğin 3. ayında bu bölgeye uygulanacak dikişler başarı sağlayabilir. Fetal kalp atışı varlığında kanama ve ağrıyla birlikteki tabloya düşük tehdidi diyoruz. Kendi haline bıraktığımızda bu vakaların önemli bir kısmı düşükle sonuçlanmaz.

Bilimsel verilere baktığımızda,ne kesin yatak istirahati ne de alınan hormonal ilaçlar(progesteron ve türevleri) doğal sonuçta anlamlı bir değişiklik yapmazlar. Fakat gerek ülkemizde gerekse yurt dışında progesteron hormonu bu amaçla sıklıkla kullanılmaktadır. Rahimdeki kasılmaları tetiklememek için bu dönemde cinsel beraberlikten kaçınmak gerekir.

ÖZET: Düşük olacak ise bunun tedavisi veya önlemi yoktur. Düşükle beslenme arasında bilimsel olarak ortaya konmuş bir sebep sonuç ilişkisi yoktur. Fakat sigara içimi ve kafeinden zengin bir beslenme tarzının düşük riskini arttırdığı uzun zamandır bilinen bir gerçektir. 35 yaş altı arka arkaya üç, 35 yaş üstü arka arkaya iki düşük gerçekleşmesine tekrarlayan düşük denir. İleri tetkiklere rağmen bu vakaların yaklaşık yarısında herhangi bir sebep bulunamaz. En sık karşılaştığımız nedenler; rahimde yapısal bozukluklar, anne veya babada taşıyıcı düzeyde kromozom bozuklukları ve anneye ait kan pıhtılaşma sistemi hastalıklarıdır.

Rahimin anatomik problemlerinin önemli bir kısmında cerrahi müdahale veya rahim ağzına dikiş koyulması yüz güldürücü sonuçlar verir. Laboratuar ile kuvvetle desteklenen pıhtılaşma sorunlarında kan sulandırıcı ilaçlar ve aspirin, taşıyıcı kromozom bozukluklarında ise, tüp bebekle elde edilen embryolar arasında sağlıklı olanların rahim içine transfer edilmesi diğer tedavi şekilleridir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ