Anne Karnında Beyin – Sinir Sistemi Gelişimi ve Riskler

  • 18 Mayıs 2015
  • 368 kez görüntülendi.
Anne Karnında Beyin – Sinir Sistemi Gelişimi ve Riskler

Zihinsel gelişim daha anne karnındayken başlar ve doğuma kadar geçen sürede ve ilk 5 yıllık sürede, tüm hayatımız boyunca bizi etkiyecek anatomik ve zihisel yapımız, becerilerimiz, sosyal özelliklerimiz şekillenir. Özellikle gebeliğin oluşumunun 4. haftasında başlayan sinir sistemi gelişimi, 10. haftaya temel farklılaşmayı tamamlar ve bu süreden sonra bina bu yapıların üstüne inşa olur. Temeldeki gelişim eksiklikleri çok ciddi sonuçlar bırakırken, daha sonraki bozuklular daha az gözle görülür ama belkide zeka ve entellektüel fonksiyonlarda bazı eksikliklere neden olabilir. Kimi çalışmalar 30 lu 40 lı yaşlarda ortaya çıkan bazı hastalıkların, belki de bu dönemde hiç de önemsemediğimiz bazı faktörler tarafından tetiklenen yapısal gelişim yetersizlikleri sonucu ortaya çıkabileceğini göstermektedir. Tıpta tanı ve tedavi alanlarındaki gelişmeler ve başarılar artıp bu tür hastalıkların azalmasıyla birlikte, artık çocuklarda zeka gelişimi beraberinde entellektüel zeka gibi ilerki yaşantısındaki sosyal kapasitesinden bahsedilmekte ve ön plana çıkmaktadır.

Hamilelik her kadın için zor, hem anne hemde bebek için bir takım riskleri taşıyan ama bir o kadar istenen bir süreçtir. Risk bu dönemin ilk zamanlarının henüz anne tarafından hamile olup olmadığının bilinmediği ilk 4-6 haftalık süreçtir ve aslında en tehlikeli dönemdir. Çünkü anne adayı gebeliğin var olduğu ilk 15 günü zaten fark etmeden geçirecek ve beklenen adet tarihine vardığında, bazen hafif bir kanama, belkide arada olan düzensizlikler ya da bir sefere özel bir gecikme gibi değerlendirilip bir sonraki adet tarihini bekleyecektir. Bir sonraki tarihte de gecikme varsa o zaman hekime başvurup gebelik konusunda gerekli muayene ve testler uygulanacak tüm organlar ve tüm sinir sistemi gelişimi için çok önemli ilk 6 hafta aşılmış olacaktır.

Gebeliğin bu ilk zamanları hem tüm organların gelişimi ve 4. haftadan itibaren beyin ve sinir gelişiminin başlangıcıdır. Bu zaman içinde kullanılan ilaçlar, beslenme durumu, annenin fiziksel ve ruhsal sağlığı bebeği etkileyecek ve ileriki yaşamında belirleyici rol oynayabilecektir. Beyin ve sinir sistemi gelişimi açısından dengeli beslenmenin önemi yanında ispat edilmiş ve eksikliğinde organ ve doku gelişimindeki yetersizlik ve kalıcı sakatlıklara (hidrosefali, omurilik gelişim bozuklukları gibi) yol açabilen Folik asitten bahsetmek gerekir. Bu vitamin sağlıklı sinir sistemi gelişimi için gerekli ancak tek başına yeterli değildir. Bu maddeye doğal halde taze sebze, meyve, patates, baklagiller, kepekli ve süt ürünlerinde rastlanır. Folik asit hamile kalmak isteyen ve yeni hamile kalmış olan bütün kadınlar faydalıdır ve hamile olmadan önce, ekstra folik asit almaya başlanırsa akıllıca davranmış oluruz.

Örneğin doğum kontrol hapını kullanmayı hamile kalmak istediğiniz için bırakacağınız zaman, aynı zaman da folik asit tabletleri almaya başlayabilirsiniz.

Her zaman tam olarak başarılı döllenmenin gününü tahmin etmek mümkün değildir. Fakat göz önünde bulundurmanız gereken dengeli beslenme ve folik asit kullanımına döllenmeden en az dört hafta önce başlamanızın çok uygun olmasıdır. Böylece henüz doğmamış çocuğun gelişimi için önemli olan yeterli folik asit (özellikle döllenmeden sonraki ilk 4 hafta) vücudunuzda yeterli oranda bulunmasını sağlamış oluruz. Folik asit kullanmaya hemen hamile kalmayı başaramamış olsanız dahi devam etmekte yararlıdır. Gebelikte dengeli beslenmek sadece belli vitamin ve minarelerin alınmasından ibaret olmayıp hem protein hem enerji hemde taze sebze ve meyvelerden dengeli beslenmektir. Bu konuda çok fazla seçici olmadan mümkün olduğu kadar doğal gıdalardan oluşan bir diyet gerekli takviyelerle yeterli olacaktır.

Fizyolojik olarak bu dönem anne için tüm vücut sınırlarının sonuna kadar zorlandığı metabolizmasının, hormonal ve ruhsal dengesinin tamamen değiştiği, ihtiyaçlarının çok artığı ve ruhsal fiziksel her türlü desteğe ihtiyacı olduğu bir dönemdir. Anneye yaptığınız her türlü destek ve yardım aslında size annenin ve bebeğinizin sağlığı olarak geri dönecektir. Buna karşılık fetüs de ihtiyacı olan her şeyi annede yetersiz dahi olsa, hatta anneye zarar verecek de olsa, ondan temin etme eğilimindedir ve bu şekilde kendini garantiye almaya çalışacaktır. Bu dönemde annenin iç huzuru, çok ağır olmayan ancak tamamen hareketsiz kalmadan yapacağı düzenli fiziksel aktiviteler doğum sırasında anneyi, sonrasında çocuğunun sağlığını olumlu etkileyecektir. Bu egzersizler günlük yarım ile birer saatlik sakin bir çevrede yürüyüşler, mümkün olursa yüzme veya spor salonunda uygun egzersiz programları şeklinde olabilir. Yapılan çalışmalar son 3 ay içinde anne karnındaki bebeğin dış ortamdan haberdar olduğu, annenin ve babanın seslerini, dokunuşlarını, onların ruhsal hallerini ayırt edebildiği ve tepki gösterebildiği göstermiştir. Bu dönemde aile içi huzur, mutluluk, sakinlik, annenin dinlediği müzikler bile çocuğun ruhsal ve zeka gelişiminde etkili olabileceği düşünülmektedir.

Özetle, hamilelik öncesinden başlayan ve hamilelik süresinde doktor kontrolünde devam ettirilen vitamin ve mineral destekli, dengeli bir diyet, dingin sakin bir ortamda rahat ruh hali, ılımlı fiziksel aktivite ve annenin hoşuna gidecek sosyal aktiviteler bebeğin anatomik olarak herhangi bir sakatlığı olmadan sağlıklı beyinsel ve sinir sistemi gelişimi yanında zeka gelişimi ve sosyal yapısının oluşumuna olumlu katkısı olacaktır.. Doğum sonrası dönemde bu ortamın devam ettirilmesi ve anne sütünün mümkün olduğu kadar uzun süre verilmesi bu gelişim sürecini olumlu etkileyecektir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ